bt_bb_section_bottom_section_coverage_image

Kadınlarda DEHB Neden Genellikle Yetişkinliğe Kadar Fark Edilmiyor?

Muayenehaneme  DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) nedeniyle başvuran pek çok kadının hikâyesinde dikkat çeken bir benzerlik var. Çocuğuna DEHB tanısı konuluyor. Tanısal belirtileri okurken şunu düşünüyor: bunların çoğu bende de var. Yıllarca “dağınık”, “dalgın”, “unutkan” ya da “tembel” diye tarif edilen bir yaşam biçiminin bir karşılığı olabileceğini otuzlu, kırklı yaşlarında öğreniyor.

Bu yazıda, bu geç fark edişin nedenleriyle ilgili yazmak istedim. DEHB’nin genel tablosunu, değerlendirmenin nasıl yapıldığını ve tedavinin mantığını Yetişkinlerde DEHB sayfasında anlattım. Burada yalnızca kadınlarda tablonun neden farklı seyrettiğini ele alıyorum.

Sayılar ne söylüyor, ne söylemiyor?

Çocuklukta DEHB tanısı erkeklere kızlardan daha sık konuyor. Ama farkın ne kadarının gerçek, ne kadarının fark edilme sorunu olduğu sorusu, benim de odaklanmak istediğim konunun tamamını belirliyor.

Elimizdeki üç bilgi bu soruyu yanıtlayabilir;

  • Fark, nereye baktığımıza göre değişiyor. Yalnızca kliniğe getirilmiş çocuklarla yapılan çalışmalarda erkek-kız oranı 9-10’a 1’e kadar çıkabiliyor. Toplumdan rastgele seçilen çocuklarla yapılan taramalarda ise bu oran 2-3’e 1 civarında kalıyor. Aradaki uçurum, kız çocuklarının önemli bir kısmının hiç değerlendirmeye getirilmediğini düşündürüyor.
  • Fark zamanla daralıyor. ABD’de ulusal ölçekte yapılan çocuk sağlığı taramasında erkek-kız tanı oranı 2016’da 2’ye 1’ken 2022’de 1,8’e 1’e indi. Belirtilerin kızlarda nasıl göründüğüne dair farkındalık arttıkça tanı alan kız sayısı artıyor.
  • Fark yetişkinlikte daha da küçülüyor. Yetişkin kliniklerinde kadın-erkek oranı çocuk kliniklerine göre belirgin biçimde dengeli. Bunun bir nedeni, çocuklukta atlanan kadınların yetişkinlikte kendileri başvurması.

Ülkemizde bu konuda sınırlı veri var. Trabzon’da ilkokul çağı çocuklarla yapılan bir tarama çalışmasında DEHB yaygınlığı %8,6, erkek-kız oranı ise 3,5’e 1 bulunmuş. Farklı yöntemlerle yapılan çalışmaları doğrudan karşılaştırmak doğru değil, ama bu oran güncel uluslararası verilerin üstünde duruyor.

Neden gözden kaçıyor?

DEHB denince çoğumuzun aklına gelen tablo sınıfta yerinde duramayan, öğretmenin sözünü kesen, sırasını bekleyemeyen bir erkek çocuktur. Bu tablo gerçek, ama DEHB’nin yalnızca bir görünümü. Kız çocuklarında tablonun fark edilmemesinin dört nedeni var.

Genellikle değerlendirmeyi başlatan şey davranış sorunudur. Bir çocuğu psikiyatriste götüren şey çoğunlukla dikkat dağınıklığı değil, çevreyi rahatsız eden davranıştır. Kızlarda ise  dikkat eksikliği ağırlıklı görünüm daha sıktır. Hayallere dalan, ödevini son ana bırakan, eşyalarını kaybeden ama sınıfı karıştırmayan bir çocuk maalesef kimsenin gündemine girmiyor.

Hareketlilik içe dönüyor. Kızlarda hiperaktivite çoğu zaman bedende değil, zihinde ve konuşmada yaşanıyor. Durmadan konuşmak, bir konudan ötekine atlamak, kafanın içinde aynı anda birkaç düşünceyi döndürmek. Bunlar “konuşkan” ya da “hareketli bir kız” diye geçiştiriliyor.

Telafi tabloyu saklıyor. Zeki ve çalışkan kız çocukları eksiklerini fazla çalışarak, her şeyi son gece yetiştirerek, mükemmeliyetçilikle kapatabiliyor. Notlar iyi olduğu sürece kimse bunun bedelini sormuyor. Bedel ise kaygıyla, tükenmeyle, kronik bir yetişememe hissiyle daha sonra ödeniyor.

Beklenti farkı yorumu belirliyor. Kız çocuklarından düzenli ve sakin olmaları bekleniyor. Bu beklentiye uymayan davranış nörogelişimsel bir durum olarak değil, karakter meselesi olarak okunuyor: dağınık, sorumsuz, ilgisiz.

Yetişkin kadında nasıl görünüyor?

Aslında tanı kriterleri her iki cinsiyet için de aynı. Farklı olan, belirtilerin hayatın hangi alanında baskın hale geldiği

  • Görünmeyen yönetim işi. Ev, çocuk, iş ve aile takvimini bir arada yürütmek yoğun bir planlama ve takip yükü demek. Pek çok kadında belirtiler ilk kez burada taşınamaz hale geliyor. Dışarıdan bakan biri yalnızca dağınık bir ev ya da kaçırılan bir randevu görüyor.
  • Hep bir şeylerin gerisinde kalma hissi. Yapılacaklar listesi hiç bitmiyor, yetişilen şeyler son dakikada ve büyük bir enerji harcanarak yetişiyor.
  • Duygusal yoğunluk. Tepkilerin hızlı yükselmesi, eleştiriye karşı belirgin bir hassasiyet, küçük aksiliklerin günün tamamını bozması.
  • Sert bir iç ses. “Herkes yapabiliyorsa, ben neden yapamıyorum?” cümlesi yıllar içinde bir kimlik tarifine dönüşüyor.
  • Seçici ve aşırı odaklanma. İlgi çeken bir işte saatler kayboluyor, ilgi çekmeyen bir işe başlamak ise imkânsız gibi geliyor.
  • Tükenmeye yatkınlık. Telafi stratejileri yüksek bir enerji maliyeti ile çalışıyor. Sorumluluk arttığında sistem çöküyor. Bu tablo çoğu zaman önce tükenmişlik olarak adlandırılıyor.

Bu maddelerin hiçbiri tek başına DEHB göstergesi değil. Hepsi kaygıda, depresyonda, uyku bozukluğunda ve uzun süreli stres altında da görülebiliyor. Belirleyici olan, bunların çocukluktan beri sürüp sürmediği ve hayatı ne ölçüde kısıtladığında yatıyor.

Hangi tanılarla karışıyor?

Erişkin DEHB’nin kliniğe çoğunlukla başka bir şikâyetle geldiğini DEHB sayfasında anlatmıştım. Kadınlarda bu durum daha da belirgin ve karışabilen tanıların listesi biraz farklı:

  • Depresyon ve kaygı bozuklukları. Kadınlar bu tanıları zaten daha sık alıyor. Yıllarca süren yetişememe hissinin yarattığı depresyon ya da kaygı tedavi ediliyor, altındaki dikkat sorunu görünmüyor.
  • Duygudurum ve kişilik bozuklukları. Duygusal dalgalanma ve dürtüsellik, özellikle genç kadınlarda bipolar bozukluk ya da sınırda kişilik bozukluğu yönünde değerlendirilebiliyor. Bu tanılar DEHB ile birlikte de bulunabilir, bu yüzden ayrım dikkatli bir öykü gerektiriyor.
  • Yeme sorunları. Dürtüsel ve düzensiz yeme örüntüleri bazı kadınlarda DEHB ile birlikte görülüyor.

Burada amaç DEHB’yi her tablonun altında aramak değil. Değerlendirmenin sonucunda “bu belirtiler DEHB’den değil” de olabilir ve bu netleştirme doğru tedaviye giden yolu açar.

Hormonal dönemler tabloyu değiştirir mi?

Kadınlarda DEHB’yi erkeklerden ayıran ve son yıllarda üzerinde en çok durulan başlıklardan birisi de kadınlardaki yaşam boyu dönemlerin DEHB ile ilişkisinin nasıl olduğu. Önce şunu söylemeliyim, bu alandaki bilgimizin önemli kısmı kadınların kendi bildirimlerine dayanıyor, kontrollü çalışma pek yapılmış değil. Yine de bildirimler tutarlı bir örüntü gösteriyor.

  • Adet döngüsü. DEHB tanılı kadınların büyük çoğunluğu belirtilerinin döngü boyunca değiştiğini, özellikle adetten önceki günlerde ağırlaştığını söylüyor. Östrojen düzeyinin düştüğü dönemlerde dikkat ve duygu düzenlemesinin zorlaştığı düşünülüyor.
  • Okul yükünün arttığı dönemle hormonal değişimin çakıştığı yıllar. Telafinin ilk kez yetmediği dönem çoğu zaman bu yıllar oluyor.
  • Doğum sonrası. Uykusuzluk, yeni bir bebeğin bakım yükü ve hormonal değişim aynı anda geliyor. Bu dönemde belirtilerin ağırlaştığını bildiren kadın oranı yüksek. Doğum sonrası depresyonla iç içe geçebildiği için ayrımının ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum.
  • Menopoza geçiş yıllarında belirtilerin belirgin biçimde arttığını söyleyen kadınlar da var. Bir kısmı ilk kez bu dönemde başvuruyor.

Burada bir ayrımı da netleştirmem gerekiyor. DEHB bir nörogelişimsel durum, belirtilerin çocuklukta başlamış olması gerekiyor. Kırk beş yaşında ilk kez başlayan bir dikkat sorunu DEHB değil, başka bir şeyin işareti olabilir ve ayrıca araştırılmalıdır. Burada doğum sonrası ya da perimenopoz gibi dönemlerde olan şey çoğu zaman yeni bir hastalığın başlaması değil, yıllardır telafiyle örtülen bir tablonun artık örtülemez hale gelmesi şeklindedir.

İlaç kullanan kadınların bir kısmı ilacın etkisinin döngünün belirli günlerinde azaldığını da bildiriyor. Bu tür değişiklikleri gözlemleyip hekiminizle paylaşmak, tedavinin kişiye göre ayarlanmasına yardımcı olur. Kendi başınıza doz değişikliği yapmayın.

Çocuğumda gördüm, bende de olabilir mi?

DEHB’de kalıtımsal geçiş yüksektir. DEHB tanılı bir çocuğun anne ya da babasında da benzer bir tablonun bulunması sık rastlanan bir durumdur. Bu yüzden çocuğunun değerlendirme sürecinde kendi geçmişini yeniden düşünmeye başlayan ebeveynlerin sayısı az değil.

Bunun pratik bir yanı da var. DEHB’li bir çocuğun tedavisinde evdeki düzen büyük bir yer tutuyor: rutinler, takvimler, sınırların tutarlı uygulanması. Bu düzeni kurması beklenen ebeveynin kendisi aynı güçlüklerle mücadele ediyorsa, tavsiyeler kâğıt üzerinde kalıyordur. Annenin kendi dikkat düzeninin değerlendirilmesi bu yüzden yalnızca onun için değil, çocuğun tedavisi için de değerlidir.

Geç fark edilmenin bedeli

Tanının gecikmesi yalnızca bir isim koyma meselesi değil. Çocuklukta DEHB tanısı almış kızları yetişkinliğe kadar izleyen uzun süreli bir çalışmada, bu kadınların on yıl sonra yaşıtlarına göre daha fazla işlev kaybı, daha fazla depresyon ve kendine zarar verme davranışı yaşadığı görülmüş. Risk özellikle hem dikkat eksikliği hem hareketlilik belirtileri olan grupta yüksek bulunmuş.

Bu bulguyu sizleri korkutmak için değil, durumun önemini vurgulamak için söylüyorum. Tanı alan kadınlarda bile bu risk yüksekse, hiç fark edilmeyenlerde tablonun nasıl seyrettiğini bilmiyoruz.

Değerlendirmede kadınlara özgü neye bakıyorum?

Değerlendirmenin genel çerçevesi erişkin DEHB sayfasında anlatılıyor. Kadınlarda buna birkaç başlık ekleniyor:

  • Çocukluğun doğru sorularla okunması. Belki “sınıfı rahatsız ediyor” diye bilinmiyor olabilirler. Ama “hayalci”, “çok konuşuyor”, “potansiyelini kullanmıyor”, “dikkatsiz hatalar yapıyor” gibi notlar muhtemelen karnede vardır. Annenizin ya da kardeşlerinizin hatırladıkları da bizim için değerlidir.
  • Telafinin davranışlarını konuşmak. Bugüne kadar işleri nasıl yetiştirdiğiniz ve bunun size neye mal olduğunu konuşmalıyız. Gece çalışmaları, aşırı hazırlık, sürekli listeler, başkalarının desteği vs. Telafi ne kadar ağırsa, işlevsellik o kadar yanıltıcı görünüyor.
  • Hormonal dönemlerle ilişki. Belirtilerin adet döngüsüyle, doğum sonrasıyla ya da perimenopozla nasıl değiştiği. Gerekirse birkaç döngü boyunca kısa bir kayıt tutmanızı isteyebilirim.
  • Karışan tanıların ayrımı. Daha önce aldığınız tanılar, kullandığınız ilaçlar ve neyin neden işe yaramadığı.

Tedavide farklı olan ne?

Tedavinin mantığı kadın ve erkekte aynı: ilaç gerektiğinde zemini hazırlar, asıl iş günlük hayatı dikkatin zayıf olduğu noktalardan dışarıdan destekleyen bir düzen kurmaktır. Bu yaklaşımı erişkin DEHB sayfasında, ilaç sürecini ise psikiyatrik ilaç tedavileri sayfasında ayrıntılı anlattım.

Kadınlarda buna iki şey ekleniyor. Birincisi, tedavinin hormonal dönemler gözetilerek izlenmesi. İkincisi, eşlik eden depresyon ve kaygının hangi sırayla ele alınacağı. Pek çok kadın için tanının kendisi de bir müdahale: yıllardır karakter kusuru sandığı şeyin bir açıklaması olması, kendine yönelttiği sert dili değiştirmeye başlıyor.

 

Ankara’da yetişkin DEHB değerlendirmesi için iletişim →

Sıkça Soulan Sorular

Tanı ölçütleri aynı. Farklı olan, belirtilerin baskın görünümü ve nasıl yorumlandığı. Kadınlarda dikkat eksikliği ön planda olan tablo daha sık, hareketlilik çoğu zaman bedenden çok zihinde ve konuşmada yaşanıyor. Bu yüzden belirtiler daha kolay gözden kaçıyor.

DEHB tanılı kadınların çoğu belirtilerinin döngü boyunca değiştiğini, özellikle adet öncesi dönemde ağırlaştığını bildiriyor. Bu alandaki araştırmalar henüz sınırlı, ama örüntü tutarlı. Böyle bir değişiklik fark ediyorsanız bunu değerlendirmede belirtmeniz yararlı olur.

Tek başına değil. DEHB tanısı için belirtilerin çocuklukta başlamış olması gerekiyor. Bu dönemlerde çoğu zaman olan şey, yıllardır telafi edilen bir tablonun artık telafi edilemez hale gelmesi. Çocuklukta hiçbir iz yoksa, dikkat sorununun başka nedenleri araştırılmalı.

Olabilir. DEHB'de kalıtımın payı yüksek ve ebeveynlerde benzer bir tablo sık görülüyor. Kesin cevap ancak sizin için yapılacak ayrı bir değerlendirmeyle netleşir.

Çünkü kadınlar başvurduklarında çoğunlukla yıllarca süren zorlanmanın sonuçlarıyla geliyor: tükenme, kaygı, çökkünlük. Bu tablolar gerçek ve tedavi edilmeleri gerekiyor. Ama altta duran dikkat sorunu görülmezse aynı koşullar aynı sonucu yeniden üretiyor.

Kaynakça

  • American Psychiatric Association. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5th ed., Text Revision (DSM-5-TR). 2022.
  • Young S, Adamo N, Ásgeirsdóttir BB, et al. Females with ADHD: An expert consensus statement taking a lifespan approach providing guidance for the identification and treatment of attention-deficit/hyperactivity disorder in girls and women. BMC Psychiatry. 2020;20:404.
  • Danielson ML, Claussen AH, Bitsko RH, et al. ADHD prevalence among U.S. children and adolescents in 2022. J Clin Child Adolesc Psychol. 2024. doi:10.1080/15374416.2024.2335625
  • Mowlem F, Agnew-Blais J, Taylor E, Asherson P. Do different factors influence whether girls versus boys meet ADHD diagnostic criteria? Eur Child Adolesc Psychiatry. 2019. doi:10.1007/s00787-018-1211-3
  • Hinshaw SP, Owens EB, Zalecki C, et al. Prospective follow-up of girls with attention-deficit/hyperactivity disorder into early adulthood: Continuing impairment includes elevated risk for suicide attempts and self-injury. J Consult Clin Psychol. 2012;80(6):1041–1051. doi:10.1037/a0029451
  • Ercan ES, Amado S, Somer O. Trabzon’da ilköğretim çağı çocuklarında DEHB ve eşlik eden yıkıcı davranış bozukluklarının yaygınlığı. 2010;20(1):50–56.